Tuesday, May 27, 2025

Evde Okul Başarısını Desteklemenin Eğlenceli Yolları: Baskısız ve Keyifli Bir Yaklaşım

 Çocuğunuzun okulda daha başarılı olmasını sağlamak için evde neler yapabilirsiniz? Birçok ebeveyn, piyasadaki "çocuğunuzu zekileştirecek" DVD setlerine veya pahalı materyallere yöneliyor. Ancak bilimsel araştırmalar, bu tür ürünlerin genellikle pazarlama aldatmacasından ibaret olduğunu ve akademik başarıya pek katkı sağlamadığını gösteriyor. Peki, gerçekten işe yarayan ne? Aslında, evde uygulayabileceğiniz basit ama etkili yöntemler var.

Bu blog yazısında, geleneksel ev ödevi baskısından uzak, çocuğunuzun keyif alarak öğrenmesini sağlayacak ve okul başarısını artıracak bir programdan bahsedeceğiz. Bu program, okuma ve anlama becerilerini geliştirmeye odaklanırken, aynı zamanda çocuğunuzun özerkliğini ve öğrenme motivasyonunu destekliyor.

Evde Destek ve Okul-Öğretmen İşbirliği

Daha önce, okuldaki sorunları çözmek ve davranışları değiştirmek için öğretmenlerle işbirliği içinde tasarlanan, ev tabanlı pekiştirme programlarından bahsetmiştik. Bu tür programlar genellikle okulun veya öğretmenin sizinle iletişime geçmesiyle başlar, çünkü çocuk okulda belirli bir problem yaşıyordur.

Ancak bu yazıda ele alacağımız yaklaşım, öğretmeni veya okulu doğrudan dahil etmiyor. Tamamen evde, çocuğunuzun ilgi alanlarına göre şekillenecek, baskıdan uzak, eğlenceli bir öğrenme deneyimi sunuyor. Hatta bu programı okul tatillerinde veya yaz aylarında uygulamanız, çocuğunuzun üzerindeki okul baskısını daha da azaltacaktır.

Neden Okuma ve Anlama?

Okuma ve anlama, tüm dersler için temel becerilerdir. Bu programı bir okuma programı olarak değil, genel bir beceri geliştirme aracı olarak düşünebiliriz. Okuma, konuyu açıklamak için harika bir örnek teşkil ediyor çünkü çoğu çocuk için zorlayıcı olabilir ve temel bir yetkinliktir.

Bu program, ev ödevi gibi hissettirmeden, çocuğun okuma ve anlama becerilerini geliştirmeyi amaçlar. Gelin, bu programın temel özelliklerine ve nasıl uygulanacağına daha yakından bakalım.


Programın Temel Özellikleri ve Uygulama Adımları

Bu programı uygularken dikkat etmeniz gereken birkaç önemli nokta var. Amacımız, öğrenmeyi sıkıcı bir görevden ziyade, keyifli bir etkinliğe dönüştürmek.

1. Çocuğunuzun İlgi Alanlarını Keşfedin

İlk adım, çocuğunuza hangi konuların ilgisini çektiğini sormakla başlar. Bu, okul dersleriyle ilgili olmak zorunda değil. Spor, kuşlar, çiçekler, penguenler, volkanlar, roketler... aklınıza gelebilecek her şey olabilir! Okulun ilk yıllarında çocukların ders konularında çok az seçeneği vardır. Bu nedenle, onlara bu program için kendi konularını seçme fırsatı vermek çok önemlidir.

Çocuğunuz konu bulmakta zorlanırsa, bir dergi iyi bir başlangıç noktası olabilir. Dergilerdeki yazılar genellikle kısa, hafif ve okul kitaplarından daha eğlencelidir. Hatta birlikte bir dergi dükkanına gidip çocuğunuzun etrafa bakmasını ve ilgisini çeken konuları bulmasını sağlayabilirsiniz. Önemli olan, çocuğunuzun okuma seviyesine uygun ve sizin onaylamadığınız konuları içermeyen herhangi bir okuma materyali kullanmaktır.

2. Puan Sistemi Oluşturun (Ama Baskısız!)

İkinci adım, çocuğunuzun okuduğu şey hakkında konuşması için puan veren bir puan programı geliştirmektir. Burada odak noktamız, okuma eyleminin kendisi değil, okunan hakkında konuşma eylemidir. Çocuktan sadece fotoğrafları veya resimleri anlatmasını değil, okuduklarından bahsetmesini istiyoruz.

Çocuğunuza, okuduklarından ailesine bir şeyler öğretirse puan kazanabileceğini söyleyin. Örneğin, bir şey anlattığında 5 puan kazanabilir. Bunu bireyselleştirin; iki şey anlatırsa biraz daha fazla puan verebilirsiniz. Unutmayın, övgü puanlardan çok daha önemlidir. Puanlar, ne yaptığınızı takip etmenize ve çocuğun puanları biriktirip ödüllerle değiştirmesine yardımcı olacaktır. Bu bir puan programı olduğundan, yedek ödüllerinizin ve puanları takip edeceğiniz bir tablonun olduğundan emin olun.

Puan kazandıran davranış, okunan hakkında konuşmaktır. Çocuğun konuşması nispeten kısa olabilir, belki sadece bir veya iki dakika, uzun ve detaylı olmasına gerek yok. Bunu çok talepkar hale getirmek istemiyoruz ve bu konuda çok dikkatli olmalıyız. Programı hafif ve baskısız tutun.

Belki akşam yemeği sırasında çocuk konuşurken, diğerlerinin dinlediğinden emin olun. Çocuk bitirdiğinde, başka bir derste tartıştığımız **"özel övgü"**yü kullanın. Yemekten sonra, yatma zamanında veya ertesi gün, belirli bir konu hakkında bilgi edinmenin ne kadar harika olduğunu tekrar dile getirin. Aslında, öğrenmenin en iyi yollarından biri başkalarına öğretmektir. Bu durumda, çocuğunuz size bir şeyler öğretiyor olacak. Çocuklara nadiren öğretme veya kontrol etme pozisyonu verilir ve bu, size bir şeyler öğretmek için harika bir fırsat olacaktır.

3. Programı İlginç ve Eğlenceli Hale Getirin

Bu beceri programını bu kadar özel yapan şey, onu tipik okul ortamından çok daha ilginç, rahat ve eğlenceli hale getirmemizdir.

  • Konu Seçimi: İlk olarak, çocuk konuyu kendi seçer ve isterse değiştirebilir. Bu, motivasyonu artıran önemli bir faktördür.
  • Yazılı Ödev Yok: Yazılı ödev veya ev ödevi yerine, anlama becerisi, çocuğun okudukları hakkında rahat bir zamanda, sizin ve diğerlerinin dinleyebileceği bir sohbete dayanır.
  • Baskısız Yaklaşım: Her akşam, isterse, okuduğu hakkında konuşarak puan kazanabilir. Ama bunu yapmak zorunda değil. Bu, aynı zamanda davranışı şekillendirmek için harika bir fırsattır. Kısmi tamamlamalar için övgü ve puan sağlayabilirsiniz. Belki sadece okuduğunun ana temasını söyledi ama pek bir şey anlatmadı. Herhangi bir çaba için pozitif ilgi gösterdiğinizden emin olun. Yine, bu programın tonu çok önemlidir.

Yaz aylarında çocuğunuzun kamp veya yaz okulu gibi birçok etkinliği olabilir. Bu programı düşük anahtar tutun ve haftada bir veya iki kezden fazla hatırlatıcıya veya dırdırcılığa dönüşürseniz durun. Dırdırcılık yaparsanız program sıkıcı hale gelir ve bu, burada istediğimiz son şeydir.

Çocuğunuz sizinle birlikte okumak veya yardım etmenizi isterse, bu harika. Ve rahatça "Derginizi okurken sizinle oturmamı isterseniz bana bildirin" gibi bir şey söyleyerek gönüllü olmanız harika olur.


Faydaları ve Ek İpuçları

Peki, bu programın faydaları nelerdir? Okumayı ve okunanlar hakkında iletişimi teşvik etmek son derece önemlidir. Çocuğunuzun beyzbol, futbol veya dans hakkında okumasının okulla alakalı olmadığını düşünebilirsiniz. Öte yandan, uzay yolculuğu veya robotik gibi birçok büyüleyici bilim ve teknoloji konusu harika olacaktır. İçerik gerçekten çok önemli değil, çünkü bir süreç geliştiriyoruz, bir ürün değil. Ancak çocuğun konuyla ilgilenmesini veya en azından hakkında biraz okumaya istekli olmasını istiyoruz. Çocuğun ilgi alanındaki konuda yeni bir yetkinlik geliştirmesi harika olsa da, asıl amaç okuma ve anlama becerilerini geliştirmektir.

Yüksek baskılı bir okul ortamı yaratmak istemiyoruz; ev ödevleri, son teslim tarihleri ve mükemmellik talep eden bir ortam. Program tüm bu baskıyı ortadan kaldırırken, çocuk okulda ev ödevleri olduğunda ve bir şeyler hakkında rapor vermesi gerektiğinde yardımcı olacak çok ilgili beceriler geliştiriyor.

Programın etkinliğini, çocuklarınızda aşılamak istediğiniz davranışı modelleyerek artırabilirsiniz. Siz ve evdeki diğer yetişkinler, belki akşam yemeği sırasında okuduğunuz bir şeyi rapor ederek bu davranışı modelleyebilirsiniz. Hatta herkesin o gün öğrendiği bir şeyi paylaşmak için sıraya girdiği bir rutin bile oluşturabilirsiniz. Yine, baskıyı kaldırın, böylece birisi kaçırırsa bu bir sorun veya başarısızlık değildir.

Okumayı seçtim çünkü çok önemli bir beceri, ancak daha geniş noktayı anladınız. Çocuklara seçim hakkı verdiğiniz, övgü ve puan sağladığınız, mümkün olduğunda davranışı modellediğiniz ve baskıyı düşük tuttuğunuz sürece aritmetik, bilim becerileri üzerinde de çalışabilirsiniz. Ayrıca, bir puan programı bunu başlatmak için iyi bir yoldur, ancak işler iyi giderse bu program oldukça hızlı bir şekilde bırakılabilir ve sadece övgünüze ve kendi tarafınızdan davranışı modellemeye güvenebilirsiniz.


Sonuç

Ebeveynler genellikle çocuklarına okulda avantaj sağlamak, akademik sorunların üstesinden gelmek veya bir konuya ilgi ve yetkinlik geliştirmek için evde neler yapabileceklerini bilmek isterler. Ben, yazın çocuğun ilgi alanında bir şeyler okuduğu, akşam yemeğinde veya ailenin toplandığı başka bir zamanda bu konuda konuşması için puan aldığı düşük anahtarlı bir program öneriyorum. Ancak her durumda, baskıyı dışarıda tutun. Haftada bir veya iki gece çocuğun bir şeyler hakkında konuşabileceği ama her gece yapmak zorunda olmadığı bir program olsun. Okumadan bahsettim çünkü neredeyse tüm dersler için gereklidir, ancak matematik veya fen için de aynı tür program harika olacaktır. Sadece çocuğun konuyu ve ne okuyacağını seçmesine dahil edin ve elbette siz de onaylamalısınız.

Yukarıda belirttiğim programla, üretken davranışlar üzerinde daha fazla etki sahibi olabilirsiniz. Bu, eğlenceli ve daha doğal yollarla gerçekleşecek, ve okulda olağan ev ödevlerini ve sınavları tamamlayıcı nitelikte olacaktır.

Çocuğunuzun öğrenme yolculuğunu keyifli ve destekleyici bir deneyime dönüştürmeye hazır mısınız? Yorumlarda düşüncelerinizi ve deneyimlerinizi paylaşın!

Wednesday, May 21, 2025

Besleyici Aile Ortamı Oluşturmak

Harika bir aile ortamı yaratmak, çocuğunuzun gelişimi ve evdeki davranışları üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. İşte bu derste bahsedilen, daha kolay çocuk yetiştirmeyi sağlayacak sekiz önemli başlık ve her biri için örnekler:


1. İyi İletişimi Teşvik Edin

Çocuğunuzla erken yaşlardan itibaren iyi iletişim kurmak çok önemlidir. Bu, sadece konuşmak değil, daha da önemlisi birbirinizi dinlemek anlamına gelir.

  • Örnek 1: Çocuğunuza "Benimle her şeyi konuşabilirsin" demek yerine, onun söylediklerini yargılamadan veya hemen fikir belirtmeden gerçekten dinleyin.
  • Örnek 2: Kendi gününüzü, yaşadığınız stresleri ve olayları çocuğunuzla paylaşarak açık iletişimi modelleyin. Akşam yemeğinde gününüz hakkında konuşma rutini oluşturabilirsiniz.

2. Pozitif Aile Bağlantıları Kurun

Ev dışındaki akrabalarla olumlu aile bağlantıları kurmak, çocuğunuzun gelişimine büyük katkı sağlar.

  • Örnek 1: Akrabalarınızı düzenli olarak ziyaret ederek veya onların sizin evinize gelmelerini sağlayarak çocuğunuzun onlarla vakit geçirmesini teşvik edin.
  • Örnek 2: Uzakta yaşayan akrabalarla video görüşmeleri ayarlayarak çocuğunuzun bağ kurmasına yardımcı olun.

3. Rutinler ve Ritüelleri Dahil Edin

Düzenli ve tahmin edilebilir aktiviteler, aile yaşamının kalitesini artırır, çocuklarda stresi azaltır ve riskli davranışlardan kaçınmalarına yardımcı olur.

  • Örnek 1: Her Cumartesi sabahı birlikte pankek kahvaltısı yapmak veya her Cuma öğleden sonra market alışverişine gitmek gibi basit günlük rutinler oluşturun.
  • Örnek 2: Haftada bir belirli bir parka yürüyüşe çıkmak veya belirli bir spor etkinliğine katılmak gibi düzenli dış mekan aktiviteleri belirleyin.

4. Olumlu Sosyal Davranışları Teşvik Edin

Çocukluk çağında olumlu sosyal davranışlar (başkalarıyla iyi geçinme, işbirliği yapma, başkalarına karşı duyarlı olma) geliştirmek, akademik başarılarını ve gelecekteki davranışlarını olumlu yönde etkiler.

  • Örnek 1: Çocuğunuzun arkadaşlarıyla oyun randevuları veya aile gezileri düzenleyerek sosyal etkileşim fırsatlarını artırın.
  • Örnek 2: Çocuğunuz paylaşma, sıra bekleme gibi olumlu sosyal davranışlar sergilediğinde onu özel övgüyle takdir edin.
  • Örnek 3: Çocuğunuzun bir müzik enstrümanı çalmayı öğrenmek, tiyatro veya dans dersleri almak gibi sosyal etkileşimi teşvik eden bir yetenek geliştirmesine yardımcı olun.

5. Esnekliği Teşvik Edin

Açıklığa ve uzlaşmaya hazır olmak, evde daha olumlu bir ortam yaratır. Kendi esnekliğiniz, çocuğunuzun da esnek olmasını destekler.

  • Örnek 1: Yatma saati, odayı toplama veya kişisel görünüm gibi konularda küçük uzlaşmalar yapmaya açık olun.
  • Örnek 2: Çocuğunuzla, özellikle ergenlik döneminde, sakin anlarda müzakereler yapın ve yeni kuralların belirlenmesinde onların da fikrini alın.

6. Çocuğunuzun Nerede Olduğunu ve Cihaz Kullanımını Takip Edin

Çocuğunuzun fiziksel olarak nerede olduğunu ve dijital dünyadaki aktivitelerini takip etmek, güvenliği ve uyumu için kritik öneme sahiptir.

  • Örnek 1: Aile içinde, herkesin gün içinde nerede olduğunu ve neler yaptığını doğal olarak konuşmayı bir rutin haline getirin.
  • Örnek 2: Çocuğunuzun arkadaşlarını evinize davet etmesine olanak tanıyın, böylece onları kendi gözetiminizde ağırlayabilirsiniz.
  • Örnek 3: Çocuğunuzun bilgisayar veya tablet kullanımını kamusal bir alana yerleştirerek veya belirli zamanlarda kontrol ederek izleyin.

7. Çocuğunuz İçin Stres Kaynaklarını Yönetin ve En Aza İndirin

Stres hayatın bir parçasıdır ancak sürekli veya aşırı stres, çocuğunuzun davranışlarını ve genel iyilik halini olumsuz etkileyebilir.

  • Örnek 1: Evdeki uzun süreli çatışmaları, küçümseyici yorumları, sert ve sık cezaları veya aşırı aile kaosunu en aza indirmeye çalışın.
  • Örnek 2: Boşanma veya taşınma gibi stresli yaşam olayları sırasında, günlük rutinleri ve ritüelleri olabildiğince tutarlı tutmaya çalışın; bu, çocuğunuzun stresle başa çıkmasına yardımcı olur.

8. Kendi Sağlığınızı Koruyun ve Stresinizi Yönetin

Ebeveynlerin kendi stresleri, evin atmosferini ve çocuğun davranışlarını doğrudan etkiler. Kendi ihtiyaçlarınıza dikkat etmek, tüm aile için faydalıdır.

  • Örnek 1: Hobilerinize zaman ayırmak, spor yapmak, arkadaşlarınızla sosyalleşmek veya kendinize özel bir rutin oluşturmak gibi kendi kişisel "downtime"ınızı planlayın.
  • Örnek 2: Bir ilişki içindeyseniz, eşinizle/partnerinizle özel zaman ayırın; bu, sizin ve aileniz için önemli bir yatırım olacaktır.
Kaynak: https://www.coursera.org/learn/everyday-parenting/lecture/supnp/nurturing-family-environment

Thursday, March 20, 2025

Wednesday, March 19, 2025

10X Agency


https://x.com/paulg/status/1885001767525499301





Paylaşımın içeriği: "i hate how well asking myself 'if i had 10x the agency i have what would i do' works" (Türkçesi: "Kendime 'eğer şu anda sahip olduğumun 10 katı inisiyatife sahip olsaydım ne yapardım' diye sormanın ne kadar iyi işe yaradığından nefret ediyorum")

Paylaşımı yapan kişi mavi onay işaretli "Nick" (@nickcammarata) adlı bir kullanıcı. Paylaşım 7 Ocak 2025 tarihinde yapılmış ve 671.800 görüntülenme almış. Ayrıca 113 yorum, 891 retweet, 15.000 beğeni ve 7.800 yer imi almış.

CEO olarak büyüme hedeflerini tutturamayan yöneticilere Paul Graham rolüne girerek sorabileceğim soru şu olurdu:

"Eğer şu anda sahip olduğunuz kaynakların, yetkilerin ve hareket serbestliğinin 10 katına sahip olsaydınız, bu büyüme hedeflerini aşmak için hangi radikal ve cesur hamleleri yapardınız? Ve şimdi geriye doğru düşünelim: Bu 10x düşüncesinden hangi 2-3 adımı bugün, mevcut kaynaklarla uygulamaya başlayabilirsiniz?"

Bu soru, yöneticileri kısıtlamalardan sıyrılarak düşünmeye ve gerçek potansiyellerini göstermeye teşvik ederken, aynı zamanda pratik ve hızla uygulanabilecek adımlara dönüştürmeye yönlendirir.

Thursday, November 24, 2022

Feedback Failures

 Dear Dan,

I’m a laboratory technician, and I’m responsible for training a new employee to operate some complicated equipment. He just isn’t getting it, and he keeps making the same mistakes instead of learning from them. What else can I do?

—Ayla 

The idea that we can learn from our mistakes is appealing, but it’s not always correct. Researchers have found that people often don’t learn from their mistakes, even when given an immediate opportunity to correct them.

In one set of studies, participants responded to factual questions by selecting one of two possible answers. After each question, feedback was provided. Test-takers in the “success” group were told only when they answered a question correctly, while those in the “failure” group were told only when they answered incorrectly.

Both groups had the same opportunity to learn from the feedback. But when they were retested, the “failure” group was less able to learn from their mistakes than the “success” group, which showed more progress. Why? Subsequent research suggested that failure threatens the ego and causes people to disengage. We find it easier to learn from other people’s failures than from our own.

So the next time you’re working with your new employee, make a point of commenting on everything he’s doing the right way. Instead of drawing attention to his mistakes, talk broadly about mistakes that other people might make when they’re first learning how to use the equipment, including mistakes you might have made. In general, when the ego is put aside, things often improve.

Thursday, October 27, 2022

On Manipulating Motivation - Dan Arielt

 Dear Dan,

I’ve been struggling to get to the gym and posted about my frustration on social media. I was inundated with support and people sharing anecdotes about what worked to keep them motivated. With so many different strategies offered up, how do I figure out which one works the best?

—Joachim

Social scientists also find it hard sometimes to sort through multiple findings on a topic to identify the key results. Researchers at the University of Pennsylvania have confronted this problem by conducting mega-studies, using thousands of participants and testing multiple different ideas for achieving a single result.

One of their megastudies addressed your question: The researchers tested 53 different approaches to increasing exercise as measured by the frequency of gym visits among 61,000 people. The approaches ranged from reminders, rewards and pledges to keeping a journal, framing exercise as fun and sharing workouts on social media. About half of these tactics worked to increase gym visits. One of the best-performing approaches was to offer people 9 cents in reward points if they returned to the gym after missing a planned workout. These “micro-rewards” increased gym visits by 16%.

Based on these findings, your best bet would be to combine a few of the successful strategies: Start by setting a reasonable workout schedule. Next, add reminders on your phone. Finally, plan small rewards for yourself for keeping to your schedule and also for going back to the gym if you miss a planned workout.

Saturday, September 17, 2022

Organizasyonlar Nasıl Yıkılır : The CIA

 1 - Her şeyin belirli "kanallar" üzerinden yapılmasında ısrar edin. Kararları hızlandırmak için kestirme yolların kullanılmasına asla izin vermeyin.


2 - Konuşmalar yapmak. : " Mümkün olduğunca sık ve uzun uzun konuşun. "Önemli noktaları" uzun anekdotlar ve kişisel deneyimlerinizle ilgili açıklamalarla gösterin. Birkaç uygun "vatansever" yorum yapmaktan asla çekinmeyin.


3 - Mümkün olduğunda, "daha fazla çalışma ve değerlendirme" için tüm konuları komitelere havale edin. Komiteleri mümkün olduğunca büyük yapmaya çalışın - asla beşten az değil.


4 - Alakasız konuları olabildiğince sık gündeme getirin.


5 - Kesin iletişim ifadeleri, tutanaklar, alınmış kararlar üzerinde pazarlık yapın.


6 - Son toplantıda kararlaştırılan konulara geri dönün ve bu kararın tavsiye edilebilirliği sorusunu yeniden ele almaya çalışın.


7 - "İkaz ve Uyarıları savunun". "Mantıklı" olun ve diğer toplantı arkadaşlarınızı "makul" olmaya teşvik edin ve daha sonra utançlara veya zorluklara neden olabilecek acele etmekten kaçının.


8 - Herhangi bir kararın uygunluğu konusunda endişeli olun - tasarlanan bu tür bir eylemin grubun yetki alanına girip girmediği veya daha yüksek bir kademenin politikasıyla çelişip çelişmeyeceği sorusunu gündeme getirin.


Yöneticiler ve Supervizörler

1 - Yazılı emir isteyin. (Emir kelimesini, talep ve istebilen olarak yorumlayabiliriz)


2 - "Emirleri yanlış anlayın" Bu tür emirler hakkında sonsuz sorular sorun veya uzun yazışmalar yapın. Yapabildiğiniz zaman onları tartışın.


3 - Emirlerin teslimatını geciktirmek için mümkün olan her şeyi yapın. Bir emrin parçaları önceden hazır olsa bile, tamamen hazır olana kadar teslim etmeyin.


4 - Mevcut stoklarınız neredeyse tükenene kadar yeni çalışma malzemeleri sipariş etmeyin, böylece siparişinizin doldurulmasındaki en ufak bir gecikme, kapanma anlamına gelir.


5- Mevcut stoklarınız neredeyse tükenene kadar yeni çalışma malzemeleri sipariş etmeyin, böylece siparişinizin doldurulmasındaki en ufak bir gecikme, kapanma anlamına gelir.


6 - İş atamaları yaparken, her zaman önce önemsiz işlerin tamamlayın. Önemli işlerin zayıf makinelerin verimsiz çalışanlarına verildiğini görün.


7 - Nispeten önemsiz ürünlerde mükemmel çalışma konusunda ısrar edin; En az kusura sahip olanları yenilemek için geri gönderin. Kusurları çıplak gözle görülmeyen diğer kusurlu parçaları onaylayın.


8 - Parçaların ve malzemelerin tesiste yanlış yere gönderilmesi için rotalamada hata yapın.


9 - Yeni çalışanları eğitirken eksik veya yanıltıcı talimatlar verin.


10 - Moralini ve onunla birlikte üretimi düşürmek için verimsiz işçilere hoş davranın; onlara hak edilmemiş terfiler verin. Verimli çalışanlara karşı ayrımcılık yapın; işlerinden haksız yere şikayet edin.


11 - Yapılması gereken daha kritik işler olduğunda konferanslar düzenleyin.


12 - Kağıt işlerini makul yollarla çoğaltın. Var olan dosyaların kopyalarını oluşturun.


13 - Talimat verme, ödeme çekleri vb. ile ilgili prosedürleri ve bunlarla ilgili izin gerektiren adımları çoğaltın. Birinin yapacağı her şeyi üç kişinin onaylaması gerektiği bir yapı kurun.


14 - Tüm düzenlemeleri son harfine kadar uygulayın.


Ofis Çalışanları

1 - Emirleri kopyalarken malzeme miktarlarında hata yapın. Benzer isimleri karıştırın. Yanlış adresler kullanın.


2 - Devlet daireleriyle yazışmaları uzatın.


3 - Temel belgeleri yanlış dosyalayın.


4 - Karbon kopyaları yaparken, çok az kopya yapın, böylece fazladan bir kopyalama işi yapılması gerekecek.


5 - Önemli konular için arayanlar olduğunda, patronun meşgul olduğunu veya başka bir telefonda konuştuğunu söyleyin.


6 - Göndereceğin postayı bir sonraki toplu gönderime kadar beklet.


7 - Kulağa uyuşturucu etkisi yapacak olan, rahatsız edici söylentiler yaymak.


Çalışanlar


1 - Yavaş çalışın. İşiniz için gerekli hareket sayısını artırmanın yollarını düşünün: ağır çekiç yerine hafif bir çekiç kullanın, büyük bir tornavida gerektiğinde küçük bir İngiliz anahtarı ile yapmaya çalışın, önemli bir kuvvetin gerekli olduğu yerlerde az kuvvet kullanın, vb. .


2 - İşinizi mümkün olduğunca çok kesintiye uğratın: üzerinde çalıştığınız malzemeyi değiştirirken, bir torna veya zımba üzerinde yaptığınız gibi, bunu yapmak için gereksiz zaman ayırın. Kesiyor, şekillendiriyor veya başka ölçülü işler yapıyorsanız, boyutları ihtiyacınız olandan iki kat daha sık ölçün. Tuvalete gittiğinizde, orada gereğinden fazla zaman geçirin. Aletleri unutun ki onlardan sonra geri dönmek zorunda kalacaksınız.


3 - Dili anlıyor olsanız bile, yabancı bir dildeki talimatları anlamıyormuş gibi yapın.


4 - Talimatların anlaşılmasının zor olduğunu varsayın ve bir kereden fazla tekrar edilmesini isteyin. Ya da özellikle işinizi yapmak için can atıyormuş gibi yapın ve ustabaşıyı gereksiz sorularla rahatsız edin.


5 - İşinizi kötü yapın ve kötü araç, makine veya teçhizatı suçlayın. Bunların işinizi doğru yapmanızı engellediğinden şikayet edin.


6 - Beceri ve deneyiminizi asla yeni veya daha az yetenekli bir işçiye vermeyin.


7 - Yönetimi mümkün olan her şeyi zorlayıcı hale getirin. Formları okunaksız bir şekilde doldurun, böylece yeniden yapılması gerekecek; formlarda hata yapın veya istenen bilgileri atlayın.


8 - Mümkünse, çalışan sorunlarını yönetime sunmak için bir gruba katılın veya bir grubun düzenlenmesine yardımcı olun. Kabul edilen prosedürlerin yönetim için elverişsiz olduğunu görün, her sunumda çok sayıda çalışanın bulunmasını sağlayın, her şikayet için birden fazla toplantı yapılmasını ve büyük ölçüde hayali olan sorunları gündeme getirmeyi vb. içeren adımlar atın.


9 - Kaynakları yanlış yerlerde kullanın


10 - İyi parçaları; kullanılamaz, hurda ve reddedilen parçalarla karıştırın.


Moral Bozma ve Kafa Karıştırma


1 - Soru sorulduğunda uzun ve anlaşılmaz açıklamalar yapın.


2 - Hayali casusları veya tehlikeyi Gestapo'ya veya polise bildirin.


3 - Aptalca davran.


4 - Başınızı belaya sokmadan mümkün olduğunca sinirli ve kavgacı olun.


5 - Karne ile bir şeyler dağıtma, ulaşım, trafik düzenlemeleri gibi konularda her türlü düzenlemeyi yanlış anlayın.


6 - Malzemelerden şikayet edin.


7 - Her fırsatta, özellikle devlet memurları ile karşılaştığınızda, isterik bir şekilde ağlayın ve hıçkırın.


8 - Kurtarma planlarında işbirliği yapmayın.


Source: http://svn.cacert.org/CAcert/CAcert_Inc/Board/oss/oss_sabotage.html




Wednesday, September 14, 2022

Başkasının Negatif Etkileneceği Bir Kararı Nasıl Veririm? - Kendime Notlar

Çoğu kararın kazananı ve kaybedeni vardır. Örneğin; üretiminizi Fabrika 1'den Fabrika 2'ye kaydırmamız veya su siparişini, A firması yerine B firmasından vermemiz. Bir adayı diğer adayların önüne koyup işe almamız gibi örneklerde göreceğimiz gibi; kararların kazananları ve kaybedenleri olabilir.

Peki yoğun bir şekilde kaybeden tarafında düşündüğümüz zaman ne olur? Psikolojide “tanımlanabilir kurban etkisi” denilen bir konu oluşur. Eğer bir kişinin sıkıntı çektiğini görürsek, kalbimiz onunla olur. Onun yaşadığı sıkıntıyı azaltmak için elimizden geleni yapma eğiliminde oluruz. 

Joseph Stalin 1 kişinin ölümü trajedidir, 100.000 kişinin ölümü istatistiktir der. Mother Theresa “Eğer kitlelere bakarsam asla harekete geçmezdim. Ancak bir kişiye baktığımda harekete geçebilirim." İki mesajın aslında ortak noktası benzer. Eğer tek bir örneğe bakarsak ve ona odaklanırsak, kalbimiz oraya kayar ve bir çok şey yapabiliriz. Eğer konuyu sadece birey olarak değil, kitleler ve büyük topluluklar halinde görürsek, bakışımız değişecektir. Gerçekten tek bir bireyde olduğu kadar umursama miktarımız azalabilir. Her yıl sıtmadan binlerce insan ölüyor ama haberlerde bu konu, önemli bir haber olarak geçmiyor.


Eğer önümüzde bir kişinin sıkıntı yaşadığını görürsek, daha farklı konuyu ele alırız. Peki bu bilgi ile ne yapabiliriz?


Örneğin bir şirket için çalışıyorsunuz ve sizden bayağı uzakta olan bir şubesi var. Örneğin farklı bir ülkede olsun. Asla gitmediğiniz ve bilmediğiniz bir yer. Bu şubede bir çalışan var. Onunla ilgili veriler performans olarak yeterli seviyede olmadığını gösteriyor ve işten çıkarmanız gerekiyor. Bu birinci senaryomuz olsun. İkinci senaryo ise şu şekilde olsun. Çalışan yan masanızda oturuyor ve senelerdir tanıdığınız birisi. Çocuğunun doğum günü partisinde bile bulunduğunuz birisi. Bazen beraber oyunlar oynadığınız, vakit geçirdiğiniz birisi. İki durumda alacağınız kararlar sonucu olumsuz bir durum ortaya çıkacak. Fakat bu olumsuzluğu yaşayan kişiyi iyi tanıdığınız zaman işin içerisine yoğun şekilde duygularınız karışıyor.


Bu durumda bakacağımız ilk durum, yükümlülüğümüz kişiye karşı mı yoksa kuruma karşı mı? şeklinde olmalı. Konuyu profesyonel çerçevede ele alalım ve yükümlülüğümüz şirkete şeklinde ilerlediğimizi düşünelim. Bu bağlamda ele alındığı zaman, cevap aslında son derece basit. Kişi yanınızda otursa ve senelerdir onu tanımış olsanız bile; yükümlülüğümüz şirkete karşı bağlamında değerlendiririz. Ben bu kişiyi bu kadar iyi tanımıyor olsaydım, başka bir ülkede ve hiç görmediğim biri olsaydı nasıl karar verirdim çerçevesi ile ele alınabilir.


Bazen zor kararlar alıyoruz ve bu kararlar neticesinde bazı insanlar olumsuzluk yaşıyor. Karar verme aşamasında bir politika ve hareket tarzı oluşturmalıyız.

Eğer bir seviyede bu kişi beklentilerimizi karşılamıyor ve performans olarak yetersiz kalıyorsa, bu benim şirkete karşı olan profesyonel yükümlülüğümdür şeklinde bir politika uygulanabilir.

Bu tür kararları vermek son derece zordur. Bu şekilde tavsiye vermek de oldukça kolay görülebilir. Böyle durumlarda yükümlülüğümüzü hatırlamalıyız. Yükümlülüğüm kişiye karşı mı, şirkete karşı mı?


Thursday, September 8, 2022

Translating Transparency

 

Dear Dan,

I own a small pet-sitting business and pay my employees a living wage—one that accounts for the real cost of food and shelter, which the minimum wage does not. Consequently, our prices are a little higher than those of our competitors, and I’m worried about finding and keeping clients. Do I need to rethink my business model?

—Leslie 

People are willing to pay higher prices when vendors are transparent about their operating costs. In your case, this means letting your clients know about your commitment to paying a living wage. I suspect that many will respond positively, and some of them will be willing to pay more for your services when they understand that they are supporting this business model. I recommend that you highlight your commitment in your marketing materials and social media, as well as on your invoices.

The benefit of cost transparency has been documented through studies. An online retailer conducted an inadvertent experiment when it posted an infographic on its website showing the cost of producing wallets. By accident, the retailer only showed the infographic for some wallet colors. The result was that sales of wallets with the infographic increased by 22% compared to those of wallets without.

In a more deliberate study, researchers posted different signs near the chicken noodle soup at a university dining hall—one listing the soup ingredients, the other breaking down the costs of making the soup. Customers were 21.1% more likely to buy the soup next to the second sign.
Voluntary transparency about costs fills customers in about what they’re paying and also signals trustworthiness on the part of the vendor.

Thursday, July 21, 2022

Powerful Promotions / Dan Ariely

 Dear Dan,

This past year I’ve worked alongside a wonderful group of colleagues. I am so thankful to have worked on this team. I’ve just been promoted and will now be managing this same group. I worry that doing so will change my relationship with its members. Do you have any advice?

—Erika 

In your new role, make sure to continue to express gratitude toward your colleagues. Their support will be even more crucial to your success, and words of appreciation can go a long way in motivating people.

Sadly, research has shown that when people get more power, they tend to express less gratitude, even though more power might come with more to be grateful for, such as a higher salary. One study looked at the acknowledgement sections of academic papers and found that authors with high-ranking titles expressed less thanks than their junior counterparts did. A study of Wikipedia editors found the same effect: senior editors made fewer thankful comments than junior ones.

These results suggest a link between power and expressing less thanks, but they don’t rule out the possibility that more powerful authors and editors expressed less thanks because they received less help. A controlled lab experiment was very helpful in identifying the causal mechanism: participants were offered help on an annoying task from someone they were told was either their boss or their employee for the task at hand. As in the previous studies, people were less thankful for help from a subordinate than from their manager, perhaps because they felt entitled to help from a lower status worker.

People with more power are less prone to give thanks. Try to fight this tendency as you take on your new role with your old team.

Friday, June 24, 2022

13 Cümlede Girişimler

 Bu yazı Paul Graham'ın "Startups in 13 Sentences" yazısından alıntılanarak yazılmıştır.


Gmail'in kurucusu Paul Buchheit'ten öğrendiğim bir prensiple konuya başlamak istiyorum. Bir kaç insanı tamamen mutlu etmek, bir çok insanı yarı mutlu etmekten çok daha iyidir.

Girişimlere açıklamak istediğim 13 şey:


1. İyi bir kurucu ortak seçin

Konumu bir emlak için ne ifade ediyorsa, kurucuları girişimler için aynı şeyi ifade eder. Bir ev ile ilgili konumu hariç her şeyi değiştirebilirsiniz. Girişimler fikirlerini değiştirebilir, sektörünü değiştirebilir ama kurucularını değiştirmesi çok zordur. Bir girişimin başarısı, kurucularının işlevi ile ilgilidir.

2. Hızlı başlatın

Girişiminizi hızlı başlatmaktaki en önemli konu, ürünü piyasaya erken sunmanız değildir. Gerçek çalışmanın ve eforun başlangıçtan sonra olmasıdır. Başlamak size neyi inşa etmeniz gerektiğini öğretir. O zamana kadar vakit kaybı yaşarsınız.  Bu sebeple, başlattığınız her şeyin ana değeri, kullanıcıların ilgisini çekmek için oluşan bir bahanedir.

3. Fikrinizin gelişmesine izin verin

Bu konu hızlı başlamanın diğer yarısıdır. Hızlı başla ve sürekli yenile. Bir girişime sadece başlangıçta ortaya çıkan parlak bir fikir olarak bakmak büyük hatadır. Yazı yazarken olabildiği gibi, çoğu fikir uygulama aşamasında ortaya çıkar.

4. Kullanıcılarını anla

Bir girişimin oluşturduğu zenginliği; bir köşesi kullanıcı sayısı[1], diğer köşesi onların hayatlarını ne kadar iyileştirdiğinizi[2] gösteren bir dikdörtgene benzetebilirsiniz. İkinci boyut, üzerinde en çok kontrolünüzün olduğu alandır. Diktörtgenin ilk kenarının büyümesi, ikinci boyutu ne kadar büyütebildiğinizle ilgilidir. Bilimde olduğu gibi zor olan soruları cevaplamak değil, onları sormaktır. Zor olan, kullanıcıların eksikliğini yaşadığı şeyi görmektir. Bu eksiklikleri ne kadar iyi anlarsanız, çözüm bulma şansınız o kadar yüksek olur. Bu yüzden çoğu başarılı girişimler, kurucularının gerçekten ihtiyaç duyduğu şeyi yapıyorlar (kurucuların, kendi ihtiyaçlarını çözen ürünler yapması).

5. Çok fazla kararsız kalmak yerine bir kaç kullanıcının size aşık olmasını sağlayın.

İdealde çok fazla kullanıcının sizi sevmesini beklersiniz, ancak bu hemen gerçekleşemez. Başlangıç aşamasında; bir grup kullanıcının bütün ihtiyaçlarını çözmekle, bütün kullanıcıların bir kısım ihtiyaçlarını çözmek arasında seçim yapmanız gerekir. İlkini seçin. İşinizde kullanıcısı sayısını çok büyütmenin, yüksek sayıda kullanıcının memnuniyetini çok fazla yükseltmekten daha kolay olduğunu unutmayın. Daha önemlisi, kendinize yalan söylemeniz zordur. Mükemmel bir ürüne ulaşmanın %85 indeyiz diyebilirsiniz. Ancak bundan nasıl emin olacaksınız?  %70 veya %10 da olmadığınıza nasıl emin olacaksınız? Şu kadar kullanıcım var demek çok daha kolaydır.

6. Şaşırtıcı derecede iyi müşteri hizmetleri sunun

Müşteriler kötü davranılmaya ve ihmal edilmeye alışkındır. Çoğu müşteri, tekelleşmiş şirketlerin berbat müşteri hizmetleri ile karşılaşır. Bizler bu maruz kaldığımız kötü müşteri deneyimleri ile bu konuda sınırlı fikirler üretme tuzağına düşeriz. Müşteri hizmetlerinizi iyi değil, şaşırtıcı derecede iyi yapmayı deneyin. Gittiğin yoldan, insanları çok mutlu etmek için ayrıl. İlk başlarda uyguladığınız bu deneyimi , çok büyüdüğünüzde uygulamayacak kadar büyüyebilirsiniz ancak bu durum sizin için, kullanıcılarınız hakkında oldukça öğretici olacaktır.

7. Ölçtüğünüz şeyi yaparsınız

Bunu Joe Kraus'tan öğrendim. Bir şeyi sadece ölçmek bile, esrarengiz bir şekilde onu geliştirme eğiliminde olmamıza sebep olur. Eğer kullanıcı sayınızı artırmak istiyorsanız, duvarınıza bir kağıt asın ve her gün kullanıcı sayınızı yazın. Sayı arttığında çok sevinecek, azaldığında ise hayal kırıklığı yaşayacaksınız. Bir süre sonra nelerin sayıyı artırdığını görecek ve onlardan daha fazla yapmak isteyeceksiniz. Sonuç: Neyi ölçtüğünüze dikkat edin.

8. Az harca

Bir girişimin ucuz olması gerektiğini ne kadar vurgulasam, yine az kalır. Çoğu girişim insanların istediği şeyi yapmadığı için başarısız olur. En yaygın bir diğer örnek ise, paralarının bitmesidir. Bu nedenle ucuzluk ve hızlı iterasyon nerdeyse her zaman birbiri ile yer değiştirilebilir terimlerdir. Nasıl egzersiz yapmak insanları genç tutarsa, şirketlerin tutumlu olup az harcaması onları genç tutar.

9. Kar edin (Get ramen profitable)

Girişimler kurucularının yaşam harcamalarını karşılayacak kadar para kazanmalıdır. İş modelinizin hızlı bir şekilde prototipini yapmak için değil, yatırım alma sürecinizi hacklemeniz için faydalı olur. Bu eşiği aşarsanız, yatırımcılarla ilişkiniz farklı bir boyuta gelir ve moraliniz yükselir.

10. Dikkatinizi dağıtan şeylerden kaçının

Girişimlerin odağını kaybetmelerinden daha kolay batıran bir yol yoktur. En kötüsü ise size para getirenlerdir. Günlük işler, danışmanlıklar, karlı yan projeler. Girişiminiz uzun vadede çok büyük potansiyele sahipken, sürekli size bugün para veren işler tarafından dikkatiniz dağıtılır. Yatırım almak bile bunun bir parçasıdır. 

11. Demoralize olmayın

Girişimlerin batmalarının ana nedeni paralarının bitmesi gibi görünse bile, bunun altında yatan konu odak eksikliğidir. Bir şirket aptal kurucular tarafından yönetiliyor (aptallık tavsiye ile giderilemez) veya çok zeki ama demoralize olan kurucular tarafından yönetiliyor. Girişimlerde moral önemli bir yer teşkil eder. Bunu anlayın ve nasıl ağrı bir kutu kaldırırken dizlerinizi kırmak zorunda kalıyorsanız; onun altında ezilmemek için bilinçli bir çaba gösterin. 

12. Pes etmeyin

Moraliniz bozulsa bile pes etmeyin. Sadece pes etmeyerek bile bu durumdan şaşırtıcı bir şekilde uzaklaşabilirsiniz. Bu bütün alanlar için geçerli değildir. Ne kadar ısrar ederlerse etsinler, iyi bir matematikçi olamayan insanlar var. Ama girişimler öyle değil. Fikrinizi değiştirmeye devam ettiğiniz sürece, saf çaba genellikle yeterlidir.

13. Anlaşmalar bozulabilir,

Viaweb deneyimimizden öğrendiğimiz en önemli şeylerden birisi, umudumuzun artmaması idi. Bizim yaklaşık 20 tane farklı anlaşma seçeneğimiz bulunuyordu. İlk 10 tanesinden sonra bu anlaşmalara, arka planda çalışan ve sonlanana kadar ihmal etmemiz gereken işlemler olarak bakmayı öğrendik. Sonuçlanma aşamasında olan anlaşmalarla moralinizi yükseltmek çok tehlikelidir. Bu sonuçlanabilecek satışların ve anlaşmaların çoğunun gerçekleşmemesinden değil, moralimizi sonuçlanmadan yükseltmenin, onları olumlu sonuçlardan uzaklaştırma etkisidir. 


Bu 13 başlıktan sadece bir tanesinin tutmak isteseydin, hangisini isterdin diye kendime sordum.


Kullanıcılarını anla. En anahtar konu bu. Bir girişimin temel görevi zenginlik oluşturmaktır. Bu zenginlik oluşturma üzerinde en çok etkiye sahip olduğumuz konu, kullanıcılarımızın hayatını ne kadar iyileştirdiğimizdir. Bunun en zor kısmı ise, onlar için ne yapacağınızı bilmektir. Ne yapacağınızı öğrendikten sonra, onu yapmak sadece bir çabadır ve bir çok dürüst bilgisayar uzmanı bunu yapabilir.


Kullanıcılarınızı anlamak bu listedeki başlıklardan yarısının değindiği alandır. Kullanıcılarınızı anlamak için hızlı ve erken başlamak iyi bir yoldur. Fikrinizi geliştirmek ve değiştirmek kullanıcılarınızı anlamanın somutlaşmış halidir. Kullanıcıları anlamak sizi,  bir kaç kişiyi derinden mutlu edecek bir şeyler yapmaya sizi itecektir. Şaşırtıcı derecede iyi müşteri hizmetine sahip olmanın en önemli nedeni, kullanıcılarınızı anlamanıza yardımcı olmasıdır. Kullanıcılarınızı anlamak moralinizi yükseltecektir. Etrafınızda her şey kötü giderken, sizi çok seven 10 kullanıcının bile olması, sizi ayakta tutacaktır.


Kaynak: http://www.paulgraham.com/13sentences.html

 






Thursday, June 16, 2022

Dan Ariely : Allocating Advice

 Dear Dan,

There are many talented, junior members on my team at work, and I genuinely like to see them succeed. So I give them advice here and there, but it seems that my suggestions are largely ignored. What can I do differently?

—Stefanie 

People commonly ignore unsolicited advice—not because of its content, but because of the motivations they perceive on the part of the giver.

Researchers asked full-time employees to recall instances in which they received solicited and unsolicited advice, and then to speculate as to why they got it. Why they received solicited advice was self-explanatory—because they asked for it—but unsolicited advice gave rise to darker speculation. Employees ascribed unsolicited advice-givers not-so-great motives, such as the impulse to show-off their own knowledge or the hidden desire to hurt the recipient’s performance. In general, unsolicited advice was perceived as more self-serving and less useful than advice the recipients asked for.

You can help your colleagues by inviting them to be the ones to come to you and ask for your advice. For example, tell them that you were in their position a few years ago and will be happy to counsel them if they are interested. Another approach might be to emphasize your intentions, in order to make sure they know that you have their best interest in mind. For example, preface your advice to a colleague by talking about a time when you faced a similar situation and someone else helped you, explaining that now you are paying forward the favor.

Thursday, May 26, 2022

On Compliment Cultivation / Dan Ariely

 Dear Dan,

Working remotely, not only do my employees miss out on social connections, but a lot of good work goes underappreciated as we jump from one Zoom call to the next without much time for spontaneous conversation. How can I change that?

—Nathaniel 

Receiving praise has continuously been linked to improved motivation and wellbeing on one hand and reduced burnout and absenteeism on the other. These benefits extend to the person giving the compliment: Recent research found that giving accolades can actually make people happier than receiving them. On top of that, crafting a compliment requires one to think about the recipient, and this fosters social connection that leads to increased happiness.

To spontaneously meet someone and compliment them is hard during remote work. Thus, it is important to create space that allows for compliments and other small acts of kindness. Consider setting a few minutes aside during a weekly team meeting, or setting up a separate communication channel that allows employees to recognize each other and thank them.

Thursday, May 5, 2022

Ask Ariely: Anxiety Acceptance

 Dear Dan,

I’m supposed to go through a fairly routine surgery, but I have a lot of anxieties over it, and I’ve been delaying. Do you have any tips about how I can get over these anxieties?

—Shuki 

It’s likely that what you’re most dreading isn’t the surgery itself but the elevated anxiety you expect to feel just beforehand. There are strategies you can use to reduce anxiety, including meditation and mindfulness, but there are also effective medications. I recommend that you discuss possible medications with your doctor and ask for an anxiety-reducing prescription for the day of the surgery and an extra dose to experiment with at home.

With this pill in hand, imagine that your surgery is an hour away and notice how much anxiety you have. Then take the pill and keep thinking about the surgery. As the medication kicks in, you will notice your worries fading away. Realize that on the day of the surgery, this pill will have a similar effect, and your anxiety will be less than you suspect. Good luck.

Thursday, April 14, 2022

On Reframing Reactions - Giving Talk or Presentation

 Dear Dan,

Before giving any talk or presentation, I get incredibly stressed out. My heart starts pounding, I sweat, and I breathe much faster. Unfortunately giving talks and presentations on a regular basis is a big part of my job. What can I do?

—Kelsey 

Changing how we think about stress can, by itself, make us less stressed and healthier. How? Instead of interpreting those physical changes—sweat, pounding heart, heavy breathing—as signs that you’re not coping well with the pressure, try to see them as signs that your body is energized for the task. Interpret your pounding heart as preparing you for action and your breathing as ensuring that more oxygen is getting to your brain.

This strategy is known as cognitive reappraisal. Studies have shown that viewing stress in this way makes people less anxious and more confident. As a bonus, it brin

Thursday, February 3, 2022

Compliment / Dan Ariely

 Dear Dan,

My fiancé is an excellent cook, and every meal he makes for us is delicious. I’m always giving him compliments, but I worry that over time they will be less meaningful because he’ll get used to them. How can I continue to praise his cooking in a way that shows I mean it?

—Sydney 

I wouldn’t worry too much about your fiancé getting used to your compliments. Research shows that receiving compliments is very motivating and that people who give them usually underestimate their impact on the recipient. One study that looked specifically at frequent compliments found they didn’t lose their effectiveness as long as they weren’t identical each time. So keep the compliments coming, but make sure to switch them up from time to time.

Burnout / Dan Ariely

 Dear Dan,

After a long holiday vacation, I thought I would return to work re-energized. But after just a few days back I’m already feeling burned out again. What can I do?

—Nathaniel 

You might think that the more time you spend away from the office, the more refreshed you’ll feel when you return. But research shows that the length of a vacation plays only a small part in how you feel when you go back to work. What matters most are the conditions you’re coming back to. If you feel unappreciated or powerless, or that your work environment is unfair, frustration and unhappiness can come back very quickly. If you want to fight burnout, don’t take more time away from work. Think instead about ways to address these underlying issues.

Thursday, January 20, 2022

Do something together / Dan Ariely

 Dear Dan,

My friends and I are huge fans of action movies, and before the pandemic we used to gather once a month at someone’s house to watch a film. We’ve tried to keep the tradition going by picking a movie for everyone to watch on their own schedule and then getting together on a video chat to talk about it. I enjoy the discussions, but why don’t I seem to like watching the movies as much anymore?

—Jack

Research has shown that when people do something together, shared emotions are amplified, making the activity feel more intense and engaging. That’s especially true if there’s an exciting or emotional component to the activity, as with an action movie. To bring back some of the experience you’re missing, try organizing a watch-party where everyone streams the movie at the same time. Knowing you’re part of a group experience, even in virtual form, can bring back some of the excitement until you can start meeting in person again.

Buying a gift / Dan Ariely

 Dear Dan,

My family did a Secret Santa gift exchange this year, and I was assigned my sister’s new boyfriend, whom I hardly know. I ended up getting him a book, but I have no idea whether he liked it. What’s the best way to buy a gift for someone you don’t know well?

—Allison 

Rather than trying to figure out what the recipient likes and risk getting it wrong, why not give them an experience they’ve never had before, like trying a new kind of cuisine? That way, even if they end up not loving the gift, at least they will have something new and unexpected to look forward to.

Friday, January 14, 2022

Making Things Simpler : Bj Fogg

 1. Increase your skill

2. Tool or resource into your context

3. Scale back the behavior